21 Şubat 2015 Cumartesi

Sağlık. Bulantı Krizi



BUNALTI KRİZİ (Bunalım Geçirme) TANI-TEDAVİ-TÜRLERİ-NEDENLERİ

Akut  bunaltı   krizinin   ardındaki   etkenlerin  saptanması    tedavinin  temelini  oluşturur.   Bu
nedenle  hastalığın  öyküsü,   hastanın   kendisi  ve  yakınmaları  hakkında  ayrıntılı  bilgi  alınması
çok  önemlidir. 

Bunaltı  aksiyete  durumunu  belirlemede   gelenlikle  herhangi    bir  güçlük  çekilmez.  Hasta bir 
panik   ya  da   yaklaşan   bir  tehlike   duygusu   içindedir.   kaygı,  gerginlik  ve  huzursuzluk  duyar.    Aşırı   hareketlilik,  titreme,  terleme,  ağız kuruması,  ellerin bükülmesi,  nabzın ve  bazen
solunum   hızlanması   gibi   bunaltıya    özgü  fiziksel   belirtileri   gösterir. 

Bunaltı   kalabalık   ve  sıkıcı   ortamlarda  atarak  tam  bir  panik   ya da   şiddetli    huzursuzluk 
biçiminde   doruk  noktasına   ulaşabilir.  Böyle   zamanlarda    hasta  çoğu   kez  ölüm  ya da  yakın  bir  felaket   korkusu  duyar.

Bunaltı   belirli   bir  nesne    ya da  durum   çevresinde   gelişmiş  olabilir.  Örneğin  hasta yediği 
yemekte   bulaşıcı    bir  mikrop   bulunduğu, çocuğunun  ölmek  üzere  olduğu    ya da  ertesi  sabah   işten  atılacağı    korkusunu   kapılabilir. 

Hastalığın   öbür  temel   tipi   olan  bağlantısız   bunaltıda  kişi  aynı   belirtileri   gösterir  ama  
bunları    belirli  bir  nedene  bağlayamaz  Yaşamın  her yönüyle   ilgili  olan   bu  sürekli   kaygı  bazen   bütün  vücudu  kaplayan    bir  duygu    ve kendinden   geçme  izlemini  biçimini  alır. 


Uç  durumlarda   kişiliğini  yetirme   duygusu   ortaya çıkar   hasta vücudunun   bazı  bölümlrinin  kendisine  ait  olmadığı   ya  da  vücudun   bazı   bölümlerinin   kendisine   ait  olmadığı   ya  da  
vücudundan  ayrılmış   olduğu    duygusuna   kapılır.



Bunaltı   genellikle   yaklaşan   bir  dış   tehlikeyle   yada   hastanın  cinsellik   ya  da   saldırganlık 
dürtülerini   denetleyememe      korkusuyla   bağlantılı    bir   tepkidir.    Hasta içinde  bulunduğu
durumu   ve  kendisini   denetleme   gücünü   yitirmekten   korkar   korkunç   bir  olayla  karşılaşacağı    duygusuna   kapılır.    Bunun  tipik   bir   örneği    yeni   doğum   yapmış  bir   annenin    bebeğine   bakma  gereği    karşısında   baskı   sıkıntısı    duymasıdır  Anne  kötülük  
yapma,  zarar   verme   ya da   yaralama  korkusuyla   bebeğe  dokunmaktan  çekinir. 


 TANI   Tanıda  en  çok  saf  bunaltı   ile  huzursuzluk  ajitasyon  ya  da   ruhsal  çöküntüye depres yon   eşlik  eden   bunaltı  durumları   birbirine  karıştırılır.  Hasta  kriz  öncesiyle   ya  da  kriz  anıyla   ilgili   olarak   ruhsal  çöküntüye    işaret  eden  bilgiler   vermezse,  aile   bireylerini  de
sorgulamak  gerekir .

Çünkü  ruhsal  çöküntü   söz  konusuysa  zaman  geçirmeden    uygun   bir  uzun  vadeli   tedaviye
başlamak   gerekir.  çünkü  ruhsal  çöküntü  söz  konusuysa    zaman  geçirmeden  uygun  bir  uzun vadeli   tedaviye    başlamak  gerekir.    Bu   ayrım   yalnız   akedemik   açıdan   önem  taşımaz. 

İki   durumun  uzun  vadeli   tedavileri   bütünüyle   farklı,   ama  acil  tedavileri   aynıdır.
 Çoğu   zaman   akut  şizofreni   nöbetinin  ilk  belirtisi,  temeldeki  ağır  bozukluğu   örtebilen bunaltıdır.   Bu   tür  şizofrenik   bunaltının  çok  tipik  bir  belirtisi   eşcinsellik   korkusudur. 

Hasta    eşcinsel   olmak   ya  da  eşcinsellikle   suçlanma   korkusuyla  büyük  huzursuzluk  duyar.
Çoğunlukla    birilerinin   ona  bu  amaçla  yaklaştığı   ya  da  kendisinin  düşünmeden   kötü  bir
davranışta  bulunacağı   yanılsaması    içindedir. 

Hastada    gene    şizofreniye   işaret   eden,  görsel   ya  da  işitsel    varsanılar,  usdışı   düşünce
ler   yüzeysel   ve  uygunsuz   duygulanım  gibi  kanıtlar  da  aranmalıdır.  Bu  tür  hastalarda  büyük   yatıştırıcılarla   tedaviye    olabildiğince   çabuk  başlaması    gerektiğinden  doğru   tanı
çok  önemlidir. 

Bazen  mani  durumu da   bunaltıyla  karıştırılabilir.  Ama  genellikle  panik  hastalar  aşırı  harektli   öforik   ve  canlıdır.  Bu  yüzden   mani  kolayca   bunaltıdan  ayırt  edilebilir. 

Ruhsal  nedenlerle   tedavi  görmekte  olan   hastalarda   ayırıcı  tanı   sorun  yaratır.  Hastanın  büyük  yatıştırıcılar  grubundan  bir  ilaçla  tedavi   görüp   görmediği   dikkatle  sorgulanmalıdır.
Çünkü    bu  ilaçlar  da   bazen  bunaltıyla   kolayca   karıştırıla  bilen   bozukluklara  yol  açar. 

Hastada   bunaltı    belirtileri   ya  da  başka   belirtilerin  yanı  sıra   aynı   bedensel   bozuklukları 
gibi  ekstrapiramidal   sistemle   ilgili   belirtiler  eşlik eder.

Son  olarak   belirli  bir  tedavi   gerektirmeyen   normal   bunaltı  durumlarının da  bulunduğu  unutulmamalıdır.   Bunaltı   kişinin   belirli   uyuranlara  ve  dış  tehlikelere    karşı   gösterdiği 
 tümüyle  normal    bir  duygusal    tepki  de  olabilir.   Normal   bunaltıda  insan  her şeyi  ve özellikle   sıkıntılarını   gerçekçi   bir  biçimde  aktarabilecek  güçtedir.


RUHSAL  TEDAVİ   Huzursuzluk  ve  taşkınlık   ya  da  ileri    derecede  bunaltı  içindeki  hastayı
ilk  yardım için    hekime  götüren   genellikle   aile  üyeleri    ya  da   arkadaşlarıdır.   Hekimin sorunu   ya  da   arkadaşlarıdır.   Hekimin   sorunu   ya da   çözümü   belirmede   bu  insanların  
varlığının  gerekip   gerekmediği  ne  hızla  karar   vermesi   önemlidir. 



Hastayı   kısa  bir  süre  için  de  olsa  eşlik  eden  insanlardan   ayırmakta  yarar  vardır.
Böylece   yakınları,  hastanın  bunaltı   ya  da   huzursuzluğunun   hızla  denetim   altına  alınabileceği  konusunda    güven  duyar.  Ayrıca   hastanın,  yakınlarının  yanın damı   yoksa onlardan   uzakta  mı   daha  iyi   olduğunun   gözlenmesi  için    biraz   zaman  kazanılır. 

 Hasta  yakınlarının   yanında  kendini  daha  güvencede   hissediyorsa,  onların   bulunmaması için
bir   neden   yoktur.  Ama  bu  durumda   hastadan   özel   yaşamıyla   ilgili   konuları   serbestçe
konuşmak için   izin  istemek  uygundur. 

Hastanın  yakınları   genellikle   tedaviye  yardımcı  olabilir.  Çünkü  gereği   uyarınca  yazılı  olarak  verilse  bile,  hastanın   önerileri   ve  öğütleri    unutması   kolaydır.   Eşlik  edenlerden birinin   hastanın    bunaltısını    beslediği    görülürse,  görüşme   sırasında   bir  başka  akraba  yada   arkadaşının    bulunması   uygundur.  çünkü    yeni   gelen   kişinin  varlığı  bunaltılı  hastayı
sakinleştire bilir.

 Hastaya  güven,  veren, sakin  bir  tutum içinde  yaklaşmak  kesinlikle  gereklidir. Buna  karşılık
tümüyle   duyarsız  davranmak  da   yalnıştır.   Hastanın   acı ,  endişe,  sıkıntı  ve korku içinde
olduğunun  anlaşıldığı    ve  bunları     hafifletmek   için   bir şeyler   yapabilceği   uygun  bir  dille
anlatılmalıdır.

Aşırı   huzursuz  olan  ve  bu  nedenle   ayrıntılı  bilgi   verecek   durumda    olmayan   hastalarada
herşeyin   yolunda   gideceği    biçiminde   güvence   vermek   yerinde olur.   Hastanın  doyurucu
bir  iletişim    kurulamayacak   durumda   olduğu   olgular  dışında,   ilaç  kullanmaya   başlamadan
önce  ilk  görüşme    sırasında    olabildiğince   çok  bilgi    almak  gerekir.   

Bazen   bunaltılı    hastayla   doğrudan  fiziksel,   temas    son  derece  yararlıdır. hastanın  elini  ya da   kolunu tutmak   genellikle   sakinleştirici   bir  etki   yaratır.  İnsan   teması   her  zaman güven
vericidir.   Bunaltılı   hastalarda  sık  rastlanan  bir  başka    sorun  da   herhangi  bir  biçimde 
denetim    gücünü   yitirme   ya  da   deli  tanısıyla  akıl  hastanesine   gönderilme   korkusudur. 

Hastanın   kendisiyle   ilgili   korkularını  ve  özellikle   delilikten  ne  anladığını  kısaca   araştırmak   ve  ona  deli    olmadığını,  yalnızca   bir  bunaltı   krizi   geçirdiğini   açıklamak  yararlıdır.   Eğer   geçmişte    hiç  denetimini  yetirmemişse   bunu  hastaya  söylemek  ve şimdi
yitirmesi  için  de   bir  neden   bulunmadığını  eklemek   güven  verici  olabilir. 
 
Olguların   büyük  bölümünde  iyi  sonuç  veren  bir  yaklaşım   hastanın  olmasından  korktuğu şeyi    hayalinde    canlandırmasını   istemektir.  Böylece  hasta  bunun grçekleşmesi  durumunda
bile   büyük   bir  felaket  olmayacağını   görebilir.   Kuşkusuz   hasta    çocuklarını    öldürmekten
 ya  da   gerçekten   felaket    olabilecek   bir  şey den  kaygı  duyuyorsa ,  bu  yaklışım  geçerli  değildir.   

Ama  örneğin   sevgilisi   tarafından   terk  edilmekten,   yakın   bir  gelecekte   işinden
olmaktan    ya  da   parasını   yalnış  yere  yatırmaktan  korkuyorsa   bu  yönteme  başvurmak  yerinde  olabilir.

Hasta  yeterince  iletişime  açık   bir   hale   geldiğinde ve  iyi   bir ilişki   kurulduğunda, bunaltının
hangi   koşullarda   ortaya   çıktığı   dikkatle   araştırmalıdır.  Bunaltının  öncesindeki  olaylar
tabloyu   kötüleştiren  ya  da   hafifleten   etkenler  ve   bunlara eşlik   eden  belirtiler  bilinmelidir

Bu  sorgulamanın  aynı  zamanda   tedavi  işlevi    vardır,  çünkü  hastanın   bunaltıyla  bağlantılı  bazı    güçlü    duygularını  dışa  vurmasına   ve  bilinç  düzeyine    çıkarmasına   olanak  verir.

Hastanın   geçmişte    benzer  durumların  nasıl  üstesinden    geldiğini  ve  şimdi  gerçeği  göğüsleme   mekanizmalarının    neden   yetersiz    kaldığını    belirlemek   çok  önemlidir.

Hastanın   korkuları  hemen   herzaman   abartılıdır.   ama  hiçbir   zaman  küçümsenmemeli  ya da
alay  konusu  edilmemelidir.   Bazen   korkular  gerçek   de  olabilir.  Mafya   tarafından  tehdit
edildiğini    belirtiğinde,   hasta  belki   de   gerçek  bir  tehdit altındadır.  Bu  nedenle  hastadan
 öyküsünü   doğrulayabilecek   bazı   ipuçları   gerekebilir.  

Konuk Yazar Zerrince__




Share
Bizi Takip Edin

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder