8 Mart 2015 Pazar

Sağlık Bilgileri - Menopoz da cinsellik



MENOPOZ DEVRESİNDE CİNSEL YAŞAM

Menopoz   müzikteki   detone olmaya   benzetilebilir,  çünkü  ani  sıcak  basmalarından, kas ve
kemik   ağrılarına   kadar  pek  çok  düzeyde  kadın   vücudunun  uyumunu tehdit   eder.
Ama yaygın    kanının  tersine,   menopozda  cinsel  etkinlik  hemen  hiç  değişmeden  korunabilir
Özellikle   dölyatağında   bağdoku  artışıyla  birlikte  oluşması  durumunda   vücudun  bütünlüğü
ve  sağlık konusunda   önemli    kaygılara   neden  olur. 



Dölyatağının   cerrahi   girişimle   alınma gereğinin  doğması  ise  histerektomi  işlevsel  öneminin
yanısıra  simgesel    önemi  de   büyük  bir  organın  kaybı  anlamına   geldiğinden  menopozu  çok 
karmaşık   hale  getirebilir.

Sık  rastlanan  ve  yalnızca   kadını  değil,  çifti  ilgilendiren   bir  rahatsızlık   belirtiside  cinsel 
isteğin  azalmasıdır.   Döl yolunun  kayganlığını   ve  esnekliğini   yitirmeye  başlaması  yarı  simgesel   olarak  vücudun  gitgide  cinselliğe   kapanmasına   işaret  eder  .


Erkek  açısından   bu  durum  kadının   cinsel   eş olarak   eskisinden  daha  az  etkin  olacağı  
anlamına   gelir.

Menopozun   ilk  belirtileri   45  yaşından  önce   ortaya  çıkarsa  kadını  hazırlıksız  yakalar. buna
karşılık  50  yaş   dolayında   ortaya  çıkan  belirtiler,   yaş  ne  kadar   ilerlemişse   okadar  kolay 
kabul  edilir.


Adet   çevremindeki   düzensizlikler   vücudun   artık   etkisi  gibi  güvenilir  olmadığını,  sıkıntılı  ve  çoğu  kez  ağrılı   bir dönemin   gelmekte  olduğunu  haber  veren   ilk işaretlerdir.  Öne adet
kanamısının  sıklaşarak   miktarının   artığını   polimenore,   menopozun  kesik  olarak  yerleşmesine    yakın  ise  kanamanın   seyrekleşerek  azaldığı   oligomenore  görülür. düzen dışı
dölyatağı   kanamaları   metroraji dir

YAŞ DÖNÜMÜ  VE  CİNSEL  İŞLEVLER
Cinsel   işlevin  başlıca   dört  evresi  vardır. İstek,  uyarılma, orgazam , sonrası  haz  duyma. 
Menopozun  doğrudan   uyarılma  evresini   etkilediği   düşünülmektedir. 
Bunun  nedeni   ostrojen   salgısındaki   azalmanın   dölyolunda   kayganlaşmayı da  azaltmasıdır. 

Gene  de   bu kouuda  kesin  bir  belirleme   söz  konusu  değildir,   çünkü  dölyolunun tepkisi, cinsel  ilişkinin  menopozdan  önceki,  ve  sonraki   sıklığına  da  bağlıdır.  otonom  sinir  sistemi
uyarılarının  korunmasıyla   yeterli  sıklıkta  cinsel   ilişkide  bulunulması  ostrojenin   azalmasyla
ortaya çıkan  uyumsuzluğu  önemli  ölçüde   önleyebilir.



Böylece   bazı   olgularda   hormon  tedavisine   gerek  kalmaksızın,  dölyolunun  tepki  verme  yeteneği  geç   yaşlara  değin   korunabilir.
Ama genellikle  kayganlaşmanın   azalması   ağrılı   cinsel  ilişkiye   yol  açarak  isteksizlik  yaratır.  ve  cinsel     etkinliği olumsuz   etkiler.

Yaşdönümüyle    birlikte   dolaylı   olarak  ortaya çıkan  öbür   cinsel   sorunlar  önemli  bireysel  
farklılıklar   gösterir. kişiliğe,  eşler   arasındaki   cinsel,   duygusal   dengeye,   ruhsal  çöküntü 
ya da  kaygı    gibi    bir  durumun   varlığına bağlı  olarak  değişir.  Cinsel  isteğin  azalması, o zamana  değin  gizli  kalmış  bir  ruhsal  çöküntünün   ilk  belirtisi  olabilir.

Yaşdönümündeki   ruhsal  çöküntü  sorunu   başka nedenlere  de   bağlı  olabilir.  Elli yaş  dolayında   ana babanın   hastalık   ya da  ölümüne, arkadaş  ya da   kardeşlerin  hastalığına,
çocukların,  aile ortamından   ayrılmasına   tanık  olunur.  
Önemli   duygulanım   bozuklarına   yol  açabilen   bu tür kayıplar   kadının  iç  ruhsal  dengesini
menopozdan   daha  fazla  bozabilir. 



Vücudun  uğradığı  değişiklikler de  cinsel   isteği  olumsuz  etkiler.  Kendini  artık  istenir  biri olarak  görmekte  güçlük  çeken  kadın  çoğu kez   bu  yeni   yönü   tanıyamaz. 
Ayrıca  vücut  ritmindeki   özellikle   uyku, uyanıklık düzenindeki   bozukluklar,  sevilen  bir eşin 
olmaması   gibi    etkenler de    cinsel  isteğin  azalmasında  rol  oynar.

Kadın  yaşdönümünü    kolay   atlatır,  menepoza,   rahat  bir geçiş   yapabilirse, doyurucu  bir  cinsel   yaşamı    olmuş   ve  geçimişimden   boşnutsa  menopozda   da  cinsel   ve cinsellik  dışı  istekleri    yaşam  sevincini    besleyecektir.
Bu  durumda  orgazm  yeteneğini  koruyabilir  orgazm   sonrasındaki    haz duyumu  duygulanım ve  ilişkilerini  olumlu  etkileyerek    vücudun   bu  yeni   koşullara  uyum  sağlamasına   yardımcı  olur. 

Beklentiler  de  varlığını   koruyarak  birçok   kadının   geç  yaşlara   değin  mastürbasyonla  doyuma   ulaşmasını   sağlar. 
Bütün   bunlara   karşın  cinsel   ilişki   ve  matürbasyonun   zamanla   seyrekleşmesi   kaçınılmazdır .  Eşin de çoğunlukla   aynı  zamanda   yaşlanması   bunda  önemli   rol  oynar.
Bu  yeni  durum,  aslında,  çok   daha yumuşak  ve  sevgi  dolu  bir cinselliğin  kapısını  açabilir. 

Cinsel  işlevlerin   azalması   fizyolojik  ve  nesnel    açıdan  öbür  organlardaki   işlev  azalmasından   farklı  değildir.  
Ama  psikolojik   açıdan   kişide   ağır  bir  yük  ve çöküntü  ortaya  çıkabilir.  Dolasıyla   genel  olarak   vücutta   yaşlanmaya,  buna  bağlı  olarak   vücutta   yaşlanmaya   buna  bağlı   olarak  da 
cinsel  işlevlerde   de   gerilemeye   yol  açan   etkenlerin   belirlenmesi büyük   önem  taşımaktadır .

Aslında   cinsel etkinliğin   azalması,  vücuttaki   genel  gerilemenin  ilk   nedeni değil,   yalnızca 
bir   yönünü   oluşturur. 
Fiziksel  açıdan   bakıldığında  kadınlarda  yumurtalıklar    dinlenme  durumuna  geçmiştir.
Adet   kanamaları  gittikçe  kaybolurken  bazı   tipik   rahatsızlıklar  miğren,  yorgunluk,  sıcak
basması   ortaya  çıkar. 
Bunlar  genelde   ağır değildir,   ama  çok sık   olarak  genel   bir  ruhsal   çöküntü   eşliğinde görülür.

PSİKOLOJİK  TEPKİLER
Başta  cinsel  yaşamı   ilgilendirenler  olmak  üzere  bütün  yaşlanma  belirtileri   hem  kadınları , hemde erkekleri  derinden  etkiler   Menepoz    kadınlarda   görece  uzun  bir  döneme  yayılır.ve
organızmada   köklü  değişiklikler  yaratır.

Yaşamın   bu döneminin   kritik   yaş  da   yaşdönümü   diye  anılması  çok  yerinde  bir  nitelemedir. Aslında   hormonal   etkinlikteki   her  türlü  değişikliğin   psikosomatik  etkileri  vardır. 
Organik  bir  çöküşü  izleyen   psikolojik  tepkilerin  denetlenmesi   de  kuşkusuz   bir  kadının
yaşamında  karşılaştığı   en  önemli   güçlüklerden  biridir.   Ergenlik  ve  gençlik  çağında   kazandığı  kadınlık  özelliklerini  bir  ölçüde  de  olsa  yitirmekten  ötürü  kendini  yaralanmış 
hisetmesi   çok  doğaldır.  Böyle  bir  psikoloji   içindeki  kadın üreme  etkinliğinin  durmasından 
sonra  kadınlık  deneyimini  sürdürebilmek  için  yardıma  gereksinim duyar, cinsel  organların  
fizyolojik   olarak   dinlenme  durumuna  geçmesiyle   ortaya çıkan   ama yenik  düşülmemesi  gereken  bir gerilim  içinde  kadın  hem  kadın  olarak   daha  fazla  dikkat   çekmek   ister,   hem de   yeni   bir  biçimde   canlanan   analık    ruhuyla   farklı   bir  üretime   yönelir. 


Böylece   girdiği   çeşitli  etkinliklerin  mesleğiyle  ilgili   olup olmaması   önemli değildir. örneğin 
bütün  zamanını   hobilere   ayırabilir.
Menopozdaki  kadının  durumunu  güçleştiren   başka etkenler  de  vardır.  Eşi  de  kendi  açısından  erkeklik  işlevlerinin   azalmasına  bağlı   güvensizlik  ve  yetersizlik  duyguları  içindedir. 
Cinsel  ilişki  yeteneğinin  azaldığı   düşüncesiyle  geçmişini,  o andaki  varlığını  ve eşiyle
ilişkisini   olumsuz  değerlendirilebilir.  bu evreyi   aşabilmek   karı,  koca  için  herzaman  kolay 
değildir,  ama  biri   ya da  öbürü  geçmişteki  ve gelecekteki  yılların  olumlu  yanlarını   görmeyi
başardığında  sorunun atlatılması   kolaylaşır  cinsel   çekiciliğin   fizyolojik  temelleri   zayıflasa bile   bunun  yerini  karşılıklı  saygı   ve şefkat   alabilir.

AİLE   HEKİMİNİN  ROLÜ
Hasta  ziyareti   sırasında  hekimin   belkide  en  yetersiz  kaldığı alan,  cinselliktir.
Hekim  insan  vücudu   konusunda  uzmandır.  ama  duygulanım   dünyasının , bilinç  altının, hatta
cinselliğin  kendisinin  Hazırladığı   tuzaklar  karşısında  az  yada  çok  bilinçsiz  bir  korku duyar.
Bu  dünyada   insanoğlunun   bütün  zavallığını   ve  görkemi  iç  içe   geçmiştir . 
   
Aile  hekimi   hastanın  cinsiyetiyle   nesnel   düzeyde  ilgilenebilir.   kişiyi   duygularından  tümüyle
ayrı   tutarak   yalnızca   bir  anatomik  yapıymış  gibi    inceleye bilir.
Oysa  davranış,  biçimi   gibi   cinsellik  de   herşeyden  önce  özeldir.  ve  hekimin  hastanın gerçeginden    yola  çıkarak   yapmış  olduğu  değerlendirmeyi   önemli   ölçüde  etkiler.

Böyle  bir  önyarğı   tanının  güvenilmez,  ve  belirsiz  kalması   gibi  bir  tehlike  doğurur. 
Günümüzde   vücudun   bu  çözülemez  gibi   gözüken  yapısını   farklı   bir  yaklaşımla  anlamaya
kişinin   cinsel   yaşamını  düzenleyen  sinirsel  hormonal  bozukları  ortaya   koyarak  bu olumsuz
koşulları   yenmeye  çalışılmaktadır.  hormon  eksikliğini   gidermeye  yönelik  doğru  bir  tedavinin    uyardığı   güven,  bazı   cinsel ve   psikolojik   bozukluklara   yol  açan   menepozun
etkilerini   yumuşamakta    ve   hastayı  dinlemek  çok  önemlidir. 



Gerçektende  kadın   sayısız  belirtilerin   yanı  sıra  cinsel  alanda da   önemli   bir  rahatsızlık 
yaşamak   zorundadır.  ve  bunu  anlatmada   büyük  sıkıntı  çekmekte,  en önemlisi  kendini 
dinleyecek   birini   çoğu kez  bulunmamaktadır.
Karnın  alt  bölümünde  ağrılar,  beyaz,  akıntı,  idrar  kesesinde  ağrılar,  idrar  yapmada  güçlük
dölyolunda  kaşıntı,  ruhsal  çöküntü   ve  kaygı   belirtileri    hastanın   cinsel   açıdan  da  sıkıntı
içinde  olduğunu  ve   sağlığına   kavuşması  için  desteğe   gereksinim  duyduğunu  gösterir.

Konuk Yazar Zerrince__




Share
Bizi Takip Edin

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder